İdeal Bir Gebelik Takibi Nasıl Olmalıdır?

shutterstock_265001696

Gebelik takibinin nasıl yapılmasına dair tüm dünyada kabul görmüş tek bir protokol mevcut değildir. Tıp bir sanattır ve uygulama şekli hekimden hekime değişkenlik gösterebilir. Hollanda, İskandinav ülkeleri gibi bazı toplumlarda gebelik takibi çok daha yüzeysel olarak uygulanırken, İsrail gibi bazı toplumlarda ise daha invazif (girişimsel) yöntemlerle uygulanabilmektedir. Ülkemizde de her klinik kendi ekolüne göre gebelik takibinde bir protokol oluşturmaktadır.

Gebeliğin takibi, hastanın adet gecikmesini takiben hamileliğin varlığının tespit edilmesi ile başlamaktadır. Eğer gebelik kan ya da idrar testleri ile çok erken dönemde tespit edilmiş ise, ultrason ile gebelik kesesi hemen görülmeyebilir. “Biyokimyasal gebelik” adı verilen bu dönem iki hafta kadar sürebilmektedir. Bu sürenin ardından yapılan ultrasonda, gebelik kesesinin rahim içinde gözlenebilir olması ile “klinik gebelik” dönemi başlamaktadır. Kesesinin ultrasonda görülmesi ile rahim içi yerleşimli bir hamileliğin varlığı da gösterilmiş olunur, böylece dış gebelik ekarte edilmiş olunur. Ardından yaklaşık bir hafta içinde vajina yoluyla yapılan ultrason ile bebeğin kalp atımları da izlenmeye başlanır. “Devam eden gebelik” denilen bu dönemde sağlıklı gelişen bir hamileliğin varlığı belirlenmiş olur.

Bebek kalp atışlarının izlenmesini takiben anne adayının genel sağlık durumunun değerlendirildiği çeşitli kan ve idrar testleri yapılmalıdır. Bu testlerle bebeğe ya da gebeliğe olumsuz etki edebilecek bulaşıcı hastalıklar, şeker ve tiroid gibi sistemik hastalıklar, kansızlık ve kan uyuşmazlığı gibi durumlar ortaya konulabilir.

Gebelik takibi ne sıklıkla yapılmalıdır?
İlk üç ay gebelik kayıplarının görülme ihtimali daha yüksektir. Bu dönemde anne adayları bebek hareketlerini henüz hissedemediği için daha endişeli olabilirler. Sağlıklı, tekil gebelik takibi ilk üç ay süresince 2-3 hafta arayla yapılmaktadır. Ardından gebelik takipleri sıklıkla aylık olarak devam eder. İkiz gebelik, önceki hamileliklerde düşük ya da erken doğum tehdidi mevcut olması durumunda veya anne adayında sistemik hastalık varlığında hamilelik takibi daha sık aralıklarla yapılmalıdır. İlk hamilelik muayenenizde hekiminiz size uygun bir takip takvimi oluşturacak sizi takiplerin sıklığı ve tarihleri konusunda bilgilendirecektir.

Gebeliğin ilk muayenesi
Bu değerlendirmede gebeliğin rahim içerisinde ve sağlıklı oluştuğu ortaya konulmalıdır. Yapılacak vajinal ultrason incelemesi ile gebeliğin rahim içinde olması gereken yere yerleşip yerleşmediği kontrol edilir. Bu sayede dış gebelik ekarte edilir. Ayrıca ultrason değerlendirmesinde rahimde şekil bozukluğu olup olmadığı, miyom ya da yumurtalık kisti gibi hamileliği olumsuz etkileyebilecek hastalıkların olup olmadığı gözlenir. Bunlar dışında rahim içinde yerleşmiş, halk arasında üzüm gebeliği (mol hidatiform) ve boş hamilelik (blighted ovum) gibi normal dışı hamilelik durumlarının varlığı da incelenmelidir.

Gebelik ilk muayenesinde ultrason değerlendirmesinde yapılan incelemeler normal olarak izlenmesi durumunda anne adayından bazı tetkikler istenecektir. Bu tetkikler şunlardır:

** Kan sayımı ve kan grubu
(kansızlık veya pıhtılaşma bozukluğu var mı? kan uyuşmazlığı var mı?)

** Açlık kan şekeri, HbA1c, karaciğer ve böbrek testleri
(gizli şeker hastalığı var mı? karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu var mı?)

** Tiroid hormon testleri
(düşüğe neden olabilecek ya da bebeğin zekasını olumsuz etkileyecek tiroid hastalığı var mı?)

** Bulaşıcı hastalık testleri
(hamilelikte ve doğumda bebeği olumsuz etkileyecek hepatit, AIDS, kızamıkçık, toksoplasma, sifilis gibi hastalık var mı?)

** Pap-smear testi
(rahim ağzı kanser öncüsü bir hastalık var mı?)

Gebelik taramaları
Sağlıklı gelişen bir gebeliğin takibinde başlıca dört basamakta tüm taramalar tamamlanmaktadır. Farklı klinik durumlar söz konusu olduğunda bu taramalara eklemeler ve eksiltmeler oluşabilir. Tüm bu taramaların tamamlandığı 24-28. gebelik haftasından sonra, geri kalan haftalarda bebeğin kilosu, büyümesi, suyu ve iyilik hali kontrol edilerek hamilelik tamamlanır. Gebelik taramaları ve haftaları şu şekildedir:

** 11–14. hafta arası: İkili Tarama Testi
(Down (trisomi–21) ve Edward sendromu (trisomi–18) açısından ultrasonda bebeğin boyu ve ense kalınlığının ölçülmesi ile anne kanındaki iki hormonun seviyesinin tespit edilmesi ile yapılan en yüksek tanı gücü olan kromozomal hastalık tarama testidir.)

** 16-18. hafta: MS-AFP Testi
(Spina bifida gibi omurilik gelişim kusurlarının ortaya konulmasında son derece hassas sonuç veren bir kan testidir. Hekiminiz gerekli görür ise bu taramayı önerecektir.)

** 20–22. hafta arası: İkinci Düzey (ayrıntılı) Ultrason İncelemesi
(Bebeğin kemik yapılarının henüz gelişmediği bu dönemde tüm organ ve sistemlerinin ultrason ile incelenerek rapor edildiği bir görüntülemedir.)

** 24-28. hafta: Şeker Yükleme Testi
(Hamileliğe bağlı şeker hastalığının taranması için yapılan yükleme testidir. Bu hafta aralığında yapıldığında şeker hastalığının tespit edilme olasılığı en yüksek düzeydedir.)

** Maternal Kanda Fetal DNA
(Anne adayının kanında kendi DNA yapısı dışında %10 oranında bebeğe ait DNA parçaları da bulunmaktadır. Bu DNA parçalarının ayıklanması ile yapılan genetik inceleme sayesinde bazı kromozom bozukluklarının (Down sendromu gibi) %99’a varan doğruluk oranında saptanması mümkün olmaktadır. Bu test rutin uygulaması gereken bir tarama testi değildir.)

« Geri Dön