ORAL KONTRASEPTİFLER

shutterstock_253467091

ORAL KONTRASEPTİFLER

Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü

Op. Dr. Arzu İlknur Özdemir

OKS (Oral Kontraseptifler)  

Oral kontraseptifler (OKS) gebelikten korunmak için güvenilir bir yöntemdir.  Oral kontraseptiflerin korunma dışında da yararı vardır.Son 10 yılda içeriğindeki östrojen ve progesteron seviyelerinin düşürülmüş olması hem yan etkilerini azaltmış hem de kardiyovasküler komplikasyon riskini azaltmıştır. Önceleri FDA OKS kullanımı için yaş sınırı sigara içen kadınlarda 35, içmeyenlerde 40 olarak belirlemişti, ancak 1989 dan beri sigara içeyen kadınlarda yaş limiti kaldırıldı. Bu nedenle OKS menopoza dek kullanılabilir.

Farmakolojisi

1938 de östrodiole etinil grubun eklenmesi ile hem oral olarak aktif hem de östrojenik etkisi daha güçlü bir bileşik oluşumunun sağlaması steroid kimyasın için önemli bir gelişme oldu. Bu bileşik yani etinil östrodiol günümüzde kullanılan OKS’lerin neredeyse tümünde kullanılmaktadır.

Hemen akabinde etinil testosterona eklenerek oral olarak aktif bir bileşik olan ethisterone oluşturuldu. C-19 pozisyonundaki karbonun çıkarılmasıyla androjen bir progestine dönüştürüldü. Böylece 19-nortestosteron derivatifleri denen progesteron grubu oluşturuldu. (norethindrone, norethindrone acetate ve levonorgestrel) .Başka bir progestin de  ethynodiol diacetate olup bu bileşik aynı zamanda östrojenik aktivite içermektedir

Tüm bu testosteron kaynaklı progestinler androjen reseptörlerine bağlandıklarından bir miktar androjenik aktivite gösterirler. OKS lerin metabolik etkileri örneğin kan lipidlerinden HDL’yi (high-density lipoprotein) azaltması androjenik aktivitenin bir sonucudur. Yeni geliştirilen progestinler ise çok daha az androjenik etkiye sahiptir.

1. jenerasyon

1. jenera

2. jenerasyon

dl-Norgestrel

Levonorgestrel

3. jenerasyon

Desogestrel

Gestodene

Norgestimate

Klasifiye edilemeyenler

Drospirenone

Cyproterone acetate

 

Mekanizması

Kontrasepsiyon: OKS’lerin çeşitli etki mekanizmaları vardır, en önemlisi östrojenin midsiklus gonadotropin sekresyonunu üzerindeki negatif inhibisyonudur, bu etki ovülasyonu engeller.  Bu bağlamda OKS’ler ile ovülasyonun önlenmesi gücü belirginken, yalnız progesteron içeren kontraseptiflerde bu etki zayıftır.

OKS’lerin diğer etki mekanizması foliküler fazda gonadotropin salgılanmasını suprese ederek folikül gelişiminin engellenmesidir. Buna rağmen önemsenecek sayıda pek çok kadında düşük doz etinilyestradiol içeren preparatlar alırken folikül gelişimi görülmektedir. (20 to 35 mcg)

OKS’lerin ilk kutusunda genelde klinisyenler erken foliküler gelişim zamansız bir ovulasyona neden olabilir diye ek bir korunma yöntemi önerirler. Bir çalışmada 140 kadına adetinin 1-4 ve 7. gününde OKS (30 mcg ethinyl estradiol/gün) başlatılmış, folikül gelişiminin daha geç günlerde başlanıldığında daha sık olduğu görülmüş. (%10.3, %17.2, ve %44.4). Ovülasyon oranının değişmediği izlenmiş. (%7, %3 ve % 0). Belki de ek bir yöntem ilk ayda çok da gerekli değil, ama bu önerinin klinik pratikte bırakılması için daha geniş serili çalışmalara ihtiyaç var.

Diğer bir östrojenik mekanizma ise gonadotropin supresyonu ile pituter bezinin gonadotropin salındırıcı hormonlar cevabını azaltarak overde steroid sentezini engellemektir.

Progestinler de kontraseptif etkiye katkıda bulunmaktadır.

Bu etkiler endometrium üzerinde göstererek implantasyon için uygunsuz ortam oluştururlar.

  • Servikal mukusu değiştirerek sperm penetrasyonu için daha az geçirgen hale getirirler
  • Tubanın motilitesi ve peristaltizmini bozarlar

Kullanımı

Başlanması: OKS ler siklusun herhangi bir zamanında başlanabilir. Böyle durumlarda ek bir korunma yöntemini 7 gün kullanmak gerekebilir, çünkü yeterli koruma hemen sağlanmayabilir. Ayrıca hastanın gebe olup olmadığı belli olmayabilir.

Genellikle OKS kullanımına adetin ilk günü başlanır, en güvenilir zamanlamadır, ilk 7 gün ekstra korunma yöntemi önerilmez.

OKS ler aylık olarak veya uzatılmış siklus rejimleri ile verilebilir. Hormon alınmayan dönem 0, 2, 4, 7 gün olabilir. Hormonsuz sürenin kısaltılması hormon kesilmesinden kaynaklanan baş ağrısı ve pelvik ağrı gibi belirtileri azaltabilir.  OKS takipleri normal jinekolojik takip sıklıklarıyla takip edilebilir. (Örn 6 aylık periodlar) Sadece OKS kullanımı sebeiyle ayrı bir takip yöntemi gerekli değildir.

Hormonal kontrasepsiyon sigara içmeyen kadında menopozal yaşa dek kullanılabilir.

Kontrendikasyonları

OKS kullanımına dair DSÖ (dünya sağlık örgütü) ve CDC’nin özetlediği kesin ve rölatif kontraendikasyonlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Yaş > 35 ve sigara içicisi (>15 Sigara/gün)
  • Arteryal Kardiyovasküler hastalık için multiple risk (ileri yaş, sigara, diyabet, hipertansiyon)
  • Hypertension (sistolik ≥160 mmHg veya diastolik ≥100 mmHg)
  • Venöz tromboembolism
  • bilinen thrombojenik mutasyonlar
  • iskemik kalp hastalığı
  • İnme öyküsü
  • Komlike kalp kapağı hastalıkları (pulmoner hipertansiyon, atrial fibrilayon, subakut bakterial endokarditi öyküsü)
  • SLE ( antifosfolipid antikor + ve ya bilinmiyor)
  • Migren auralı, herhangi bir yaşta
  • Meme kanseri
  • Siroz
  • Hepatosellüler adenom veya  malignant hepatom

Riskleri ve yan etkileri OKSnin içerdiği östrojen ve progesteronun tipi, dozu ile ilgilidir. Düşük östrojen dozlu OKS’ler daha az venöz tromboembolizm, daha az östrojenik yan etki örneğin meme hassasiyeti bulantı ve şişkinliğe neden olurlar. Çok düşük doz (10-20mcg) östrojen içeren OKS’ler daha fazla ara kanamaya sebep olur. İlk ay kullanımında lekelenme gün sayısı en fazladır, aylar geçtikçe azalır.

Etkinliği: Düzenli alındığında OKS ler en etkili kontraseptif yöntemlerden biridir. Teorik başarısızlık oranı %0,1’dir. Klinik pratikte ise %8’dir, bunun en sık nedeni hapların unutulması veya 7 gün ara periodunda başlangıç gününün kaçırılmasıdır.

« Geri Dön